Deriner Barajı Şubat 2013’te elektrik üretmeye başlayacak

07 Eylül 2012 - 5.607 kez okundu.


ERG Genel Müdürü Mahmut Görücü, Deriner Barajı ile ilgili tüm merak edilen sorulara cevap verdi. Mahmut Görücü 2 Milyar dolara mal olan baraj inşaatında 15 yılda ortalama bin kişiye istihdam sağlandı. Nuh tufanı hesaplanarak yapıldı, herhangi bir tehlike mevcut değildir.
Deriner Barajı Artvin iline büyük prestij kazandıran bir proje. Belki bugün farkında değilsek de gelecekte kesinlikle bunun farkına varacağız. Deriner Barajı ülkemizin kullandığı elektrik miktarının yüzde birini karşılayacak olan bu baraj Dünya’nın sayılı barajlarından biri. İşte Ajans Çoruh Postası Genel Koordinatörü Tolga Gül, bu önemli baraj inşaatı ile ilgili bütün bilinmeyenleri ve merak edilenleri ERG Genel Müdürü Mahmut Görücü’ye sordu. İşte çok dikkat çeken açıklamaların yer aldığı bu röportaj:
“Yine çok önemli bir röportaja daha imza atıyoruz. Bugüne kadar bir çok gazetenin röportaj yapmak istediği ERG İnşaat Genel Müdürü Mahmut Görücü ile Gazetemiz Genel Koordinatörü Tolga Gül, görüşme yaptı. Deriner Barajı ile ilgili gündemdeki tüm konularla ilgili olarak yapılan röportajda, Dünya’da mühendislik harikası olarak değerlendirilen Deriner Barajı’nın nasıl yapıldığını, neden mühendislik harikası denildiğini ve baraj ile ilgili bilinmesi gereken onlarca konuyu Tolga Gül sordu, Mahmut Görücü cevaplandırdı. Çok ses getirecek olan bu röportajı okurken büyük keyif alacaksınız. İşte röportajımız:

Özgeçmişi büyük tecrübelerle dolu bir isim

Öncelikle sizi tanımayan okurlarımız için kısaca bize kendinizi tanıtır mısınız?

Ben 1949 Adıyaman doğumluyum. Lise dahil tahsilimi burada tamamladım. 1965 yılında, Ankara’da Orta Doğu Teknik Üniversitesinde hazırlık okulunda yüksek öğrenimine başladım. 1970 yılında İnşaat Mühendisliği bölümünde lisans (B.S.) tahsilini tamamladım. Hemen, DSİ Genel Müdürlüğü barajlar ve HES Dairesinde inşaat mühendisi olarak göreve başladım. Aynı zamanda, yine ODTÜ de lisansüssü (M.S.) tahsilimi de tamamladım. 1975 yılında serbest çalışmak için DSİ’nden ayrıldım, proje bürosu açtım. Aynı zamanda müteahhitlik hayatına atıldım. 1982 yılında ENKA firmasıyla kısa bir süre için yurtdışına gittim. Sonra STFA firması ile Fırat köprü projelerinde çalıştım. 1984 yılında ERG firmasi ile çalışmaya başladım. Adana’daki Çatalan projesini yürüttüm. Bu projenin bitme aşamasında, 1995 de yine aynı firma ile Deriner Barajı ve HES Tesisleri projesinin, proje ve sözleşme görüşmelerine başladım. İhalenin ERG İnşaat firmasında kalması neticesinde,1998 yılında bu projenin yürütülmesi için Artvin’e geldim. 15 yıla yakın bir süredir buradayım ve iş bitmek üzeredir. Bu sürede yaşadıklarımla, Artvin’i ve Artvinlileri kendime çok yakın bulduğumu söyleyebilirim.

Deriner Barajının yarısı aktif olmak üzere 2 milyar metre küp rezervuar hacmi mevcut

Deriner Barajı ile ilgili konuşmaya başlayalım isterseniz. Deriner Barajı’nın teknik özellikleri ile ilgili bilgi alabilir miyiz? Yükseltisi, kapasitesi, dolgu hacmi falan…

Deriner Barajı: Temelden yüksekliği 249 metre Kret boyu 720 metre Temeldeki genişliği 60 metreye varırken kretteki genişliği eksende 12 metre yamaçlarda ise 18 metredir. Gövde içinde deşarj kapasitesi 7 bin m3/s olan 2.80×5.60 metre ebadında 8 adet orifis dolusavak bulunmaktadır. 3 milyon 400 bin metre küp beton hacmine sahiptir. Bağlı yapılar olarak yollar ve siteler hariç tutulursa; derivasyon, dolusavaklar, enerji yapıları ve şalt binasından oluşmaktadır. Derivasyon; menba batardosu, giriş yapısı, 11.60 metre iç çapında ve 900 metrenin üzerindeki uzunlukta olan 100 yıllık feyezanı yani Bin 804 m3/s debiyi geçirecek kapasitede bir derivasyon tüneli, çıkış yapısı ve mansap batardosundan oluşmaktadır. Dolusavaklar; her iki sahilde simetrik yapıda her biri 500 m ye yakın uzunluğundaki iki tünel ve bunların giriş ve çıkış yapılarından oluşmakta olup 2250 m3/s debiyi geçirebilmektedir. Enerji yapıları; iç çapı 10 metre olan bir düşey şaft ile rezervuardaki suyu enerji tüneline taşınmakta, enerji tüneli iç çapı 9 m olan çelik cebri borularla suyu tranzisyon bölgesine taşınmaktadır, tranzisyon bölgeinde 4 adet 4.5 metre iç çapındaki cebri borular ile vana odasına iletilmekte, vana odasındaki vanalar ile kontrol altına alın su buradan santral binasına iletilmektedir, santral binasında düşü enerjiye dönüştürüldükten sonra kuyruksuyu tüneli ve kuyruksuyu çıkış yapısından oluşmaktadır. Bu şekilde enerji giriş yapısıyla rezervuardan alınan su yeniden Çoruh nehrine bırakılmaktadır. Santral binasında üretilen elektrik bara şaftları vasıtasıyla şalt sahasına iletilmektedir, şalt sahasında kapalı şalt binası vasıtasıyla elektrik enterkonnekte sisteme uyumlu hale getirilerek ülke sistemine aktarılacaktır. Bu bağlı yapılar ile site ve inşaat tesislerinde ise Bir milyon beşyüz bin metre küp civarında beton kullanılmaktadır. Desteklemeler için kullanılan püskürtme betonları da dikkate alındığında bu projede 5 milyon metre küp civarında beton kullanılmaktadır.
Deriner Barajı Çoruh havzasının anahtar projesi durumundaki bir projedir ve mansabındaki barajlara regüle edilmiş su vererek üretim kapasitelerini önemli ölçüde artırmaktadır.
Nehrin baraj eksenindeki debisi 5 milyar 500 milyon m3/ yılın üzerindedir. Deriner Barajının yarısı aktif olmak üzere 2 milyar metre küp rezervuar hacmi mevcuttur. Maksimum işletme kotunda 26 kilometre karelik bir satha yayılmaktadır. Buda ortalama 500 metre genişliğinde ve 52 kilometre boyunda bir göl oluşturmaktadır.
Santral binasında kurulu gücü toplam 670 MWh olan dört üniteden oluşmakta ve yıllık 2 milyar 300 milyon kWh elekrik üretilecektir.

Deriner Barajı’nın inşaatını üçlü konsorsiyum üstlendi

Deriner Barajı’nın inşaatını ERG’nin liderliğinde üçlü konsorsiyum yaptı. Diğer firmalar ile iş bölümünüzü ne şekilde yaptınız?

Deriner Barajı Konsorsiyumu inşaat işleri ve elektromekanik işler olarak iki ana gurupta toplanmaktadır. Konsorsiyumun lideri ERG İnşaat ve Ticaret A.Ş (ERG) dir. İnşaat işleri üç üyeden oluşmaktadır. 1- ERG; derivasyon işleri, baraj gövdesi ve orifis dolusavakları, üstten aşmalı dolusavaklar, enerji giriş yapısı ve enerji şaftı, şalt sahası ve binası ile diğer bazı bağlı işleri yapmaktadır. 2- Teknostroyexport (TSE); yeraltı santrali ve vana odasının kazı ve beton işlerini, kuyruk suyu tüneli ve çıkış yapısı ile cebri boru işlerin yapmaktadır. 3- Stucky (STY) ise müşavirlik hizmetlerini yapmaktadır. Elekromekanik işler ise üç üye tarafından yapılmakta olup; tribün, jeneratör ve elektrifikasyon işlerini yapmaktalar.

Deriner Barajı ülkemize büyük prestij kazandırmıştır

Türkiye’de Deriner Barajı’na kadar insanlar bu tür büyük projeleri Türk firmalarının yapamayacağını düşünüyordu. Türk Mühendisler ve Türk firması olarak bu başarıya imza attınız. Bu baraj inşaatı ülkemize ne gibi artılar getirmiş olabilir?

Türk iş camiası müteşebbis tavrı ve çalışkanlığıyla devamlı gelişme göstermektedir. İnşaat işlerinde ise bilhassa komşu ülkeler olmak üzere dünya çapında tercih edilen bir konuma gelmiştir. Baraj inşaatı konusunda ise, Avrupa ülkeleri 60 yıl önceden baraj inşaatlarını önemli ölçüde bitirmiş olduğundan, fakat Türkiye’de ise son 60 yılda yüzlerce baraj yapıldığından, Türkiye bu konuda oldukça öne geçmiştir. Deriner barajına gelince, dünyada çift eğrilikli ince kemer barajlar, bilhassa 200 metre yüksekliğin üzerinde yapılmamaktadır. Bu tip barajlar, topografyası ve jeolojisi uygun olan yerlere yapılabilmektedir. Barajlarda emniyet, ekonomi ve estetik çok önemlidir. Bu tip barajlar hem ekonomik hem de estetiktir, ancak emniyet; çok iyi bir proje çalışması yani mühendislik hizmeti ve çok kaliteli bir imalat ile mümkün olmaktadır.
Bu baraj inşaatıyla; ülkemiz önemli maddi getiriler elde edeceği gibi, baraj yapımı konusunda da iyi bir referans elde etmektedir.

Deriner Barajı’nın neden mühendislik harikası olduğunu açıkladı
Deriner Barajı’na neden dolayı mühendislik harikası diyorlar?

Deriner barajının 250 metreye varan yüksekliği dikkate alınırsa ve topografyasının ve jeolojisinin limit değerlerde olması dolayısıyla yüksek mühendislik hizmetlerinin ve iş kalitesinin önemi öne çıkmaktadır. Dolayısıyla, bu konuyla ilgili kişiler, kurumlar ve kuruluşlar bu projeye büyük önem vermişlerdir. Dolayısıyla da bu projeye mühendislik harikası denilmekte ve ülkemiz için, firmamız için ve çalışanları için önemli bir referans olmaktadır.

Deriner Barajı 2012 yılının başında su tutacak
Baraj inşaatında şuan ne durumdayız? Ne zaman elektrik üretilecek? Programa göre bir gecikme var mı? Varsa neden?

Baraj inşaatı şu an için yüzde 98 oranında tamamlanmış durumdadır. Genellikle, istimlak ve finansal nedenlerden dolayı gecikmeler olmuştur. 2012 yıl başında su tutma programı hazırlanmış ve yürütülmektedir ve bu programa göre bir gecikme yoktur. Su tutma işlemi Şubat/2012 sonunda başlamış olup kontrollü olarak yükseltilmektedir. Ancak 2012 yılında nehrin debisi, ortalama debinin altında seyrettiğinden, Aralık/2012 olarak planlanan suyun minimum işletme kotuna gelmesi ve ıslak testlerin başlaması Şubat/2013 te gerçekleşebilecek gibi görünmektedir. Islak testlere başlaması elektrik üretiminin başlaması anlamına gelmektedir.

Haziran 2013’te ERG çalışmalarını tamamlayabilir

ERG inşaat ile ilgili tüm çalışmalarını ne zaman tamamlayacak? Tam anlamıyla iş ne zaman bitmiş olacak?

Müteahhitliğin işi rezervuar su kotunun maksimum işletme kotuna geldikten sonra yapılacak değerlendirme sonucu ilave bir işin kalmadığına karar verilmesi sonucunda sona erecektir. Suyun maksimum işletme kotuna Haziran/2013’te gelmesi beklenmektedir. Ancak geçici kabul İdare’nin (DSİ) oluru ile daha erken yapılabilir. Kesin kabul ise geçici kabulden bir yıl sonra yapılacaktır.

Ülkemizde kullanılan elektrik enerjisinin yüzde 1 i civarında bir elektrik üretilecek

Üretilecek enerjinin ülke ekonomisine ve ülkemizin elektrik ihtiyacına katkıları hangi miktarlarda olacak?

Ülkemizde elektrik enerjisi önemli ölçüde dışa bağımlıdır. Dolayısıyla, bu projenin bir an önce bitirilmesi önemlidir. Bu proje ile ülkemizde kullanılan elektrik enerjisinin % 1 i civarında bir elektrik üretilecektir. Bunun yanında, bu proje tamamlanınca mansabındaki barajlara regüle edilmiş su vereceğinden, mansaptaki Borçka ve Muratlı barajlarının elektrik üretimlerini de önemli ölçüde artıracaktır.

Barajın yükseltisi sebebiyle herhangi bir tehlike mevcut değildir
Ülkemizde bu denli yükseklikte bir baraj yoktu? Bu denli yüksek bir baraj bu coğrafyada bir risk olabilir miydi? Var olan riskleri nasıl bertaraf ettiniz?

Bu denli yüksek bir barajın, bu topografya ve jeolojide yapılması tabii ki riskli bir iştir. Dolayısıyla projelendirmede yani mühendislik hizmetlerinde ve işin kalitesinde büyük bir gayret sarf edilmiştir. Olabilecek olumsuzluklar giderilecek şekilde dizayn edildiğinden, şu an için barajın herhangi bir riski bulunmamaktadır. Ancak, barajın yaslandığı yamaçlarda, baraj seviyesinden yukarılardaki şevlerin kontrol altında tutulması gerekmektedir. Bu göl sahasındaki yamaçlar için de gereklidir.

Deriner Barajı’nın kontrolü için DSİ Bölge Müdürlüğü kurulmuştur

ERG ve diğer firmalar inşaatı yürüttüler, pekiyi kimler kontrol yaptı? Kontroller ne şekilde yapıldı?

Deriner Barajı ve aşağı Çoruh havzasındaki diğer barajların kontrolü için DSİ Genel Müdürlüğüne bağlı 26. Bölge Müdürlüğü kurulmuştur. Bu kuruluş ülkemizin çok tecrübeli ve gözde bir kuruluşudur. Bununla birlikte, DSİ kendisine, biri yerli diğeri yabancı iki firmanın kurduğu bir konsorsiyumu müşavir olarak tutmuştur. Dolayısıyla Deriner Barajındaki işler sıkı bir kontrol altında yapılmıştır.

Deriner Barajı’nın ölü hacmi ancak 200 yılda dolacaktır, barajın ömrünün bir sınırı yoktur

Baraj tamamlandıktan sonra ilimiz için veya diğer barajlar için herhangi bir tehlike var mıdır? Ayrıca Deriner Barajı’nın ömrü ne kadardır?

Çoruh nehri sınır aşan bir nehirdir. Uluslar arası bir problemin olmaması için güvenlik katsayıları yüksek tutulmuştur. Dolayısıyla, gerek ülkemizdeki Deriner Barajının mansabındaki gerekse Gürcistan’daki yapılar için hiçbir tehlike oluşturmamaktadır. Barajların, feyezanların pikini düşürdüğü göz önünde bulundurulur ise, yapılmaması durumunda oluşabilecek taşkınların verebileceği hasarların, barajların yapılması neticesinde azalacağı açıktır. Yani bu barajların aynı zamanla taşkın koruma görevleri vardır.
Deriner Barajının ömrü konusuna gelince, barajın ömrü sonsuzdur. Bir barajın ömrü, barajın yıkılması veya baraj rezervuarının teresubat ile dolması ile tamamlanabilir. Barajın yıkılmasını düşünmüyoruz. Barajın dolması ise hiçbir önlem alınmasa bile gelebilecek teresubatın tamamının rezervuarda biriktiği durumda dahi sadece ölü hacmi 200 yılda doldurabilecektir. Rezervuarın ölü hacmi 1 milyar metre küp metre küpün üzerindedir. Baraj gölüne gelebilecek çökelebilir malzeme ise yılsa 5 milyon metre küptür ve ancak 200 yılda sadece ölü hacmi doldurabilecektir. Aktif hacim işlevine devam edecektir. Ancak, elektromekanik ve hidromekanik aksamlar için bakım ve değiştirme işlemleri yapılması gerekecektir.
Bunla birlikte, baraj rezervuarı içinde ve üst kotlarında duyarlılığı zayıf olan yamaç malzemeleri mevcuttur. Kuvvetli bir deprem sonucu, bu zayıf duyarlılıklı şevdeki malzemeler göl sahasına büyük kütleler halinde aniden inebilir. Bu durumda rezervuardaki göl sahasında yüksek dalgalar oluşabilir.

Havai hat daha önce kullanılmıştı, baraj inşaatının bitimi ile birlikte ne yapılacağına Şirket karar verecektir.
Ülkemizde ilk kez bildiğim kadarıyla, havai hat bu baraj inşaatında kullanıldı. Büyük maliyeti olan havai hattın inşaatta ne gibi artıları oldu? Havai hat baraj bitince ne olacak?

Havai hat uygulaması ülkemizde daha öncede kullanıldı. Karakaya Barajında sonrada Ceyhan nehri üzerindeki beton barajlarda kullanıldı. Havai hatlar, beton barajlarda, beton döküm hızını artırmak ve beton kalitesini yükseltmek için önemli bir tesistir. Ayrıca beton işleri haricinde, şantiyede diğer işler için de iyi bir nakletme aracıdır. Bu tesisler pahalı tesislerdir. İşin hacmi yüksek olunca imalatın birim maliyetini düşürmektedir. Ekonomik ömürleri uzundur. Bu projedeki işlevi bitince, başka bir projede, bakımı yapılarak kullanılması bir milli servetin değerlendirilmesi olacaktır. Şu anda firmanın elinde, bu tesisi kullanabileceği bir proje mevcut değildir. Ancak birçok yurt dışı projeden davet alınmıştır ve değerlendirilmektedir.

Baraj inşaatında 15 yıllık süreçte ortalama bin kişiye istihdam sağlanmıştır

Deriner Barajı’nın toplam maliyeti ne kadar oldu? Baraj inşaatında kaç kişiye istihdam sağlandı? Ekonomiye ne denli katkılar sağladı? Gerek Artvin gerekse de ülkemiz ekonomisine.

Deriner Barajının bitiminde, maliyetinin hesaplanması daha sıhhatli olacaktır. Şu an için kaba bir hesap yapılabilir. Müteahhitliğin tüm üyeleri için keşif artışları da değerlendirilmesi sonunda, ikinci keşfi Bir milyar 388 milyon dolar olarak onaylanmıştır. Bunun tamamının harcanabileceği düşünülmektedir. Bu değere; fiyat farkları, istimlak bedelleri, relokasyon yolları ve kontrollük giderleri eklendiğinde iki milyar USD dolarına ulaşacağı tahmin edilmektedir.
İsdihdam konusuna gelince, işin süresi olarak, istimlakların yapılması ve varyant yolu yapımı dahil 10 yıllık bir proje olarak değerlendirildi. Buna göre pikte 2 bin 460 kişi çalışacağı hesaplanmıştır. Site tesisleri ve diğer tesisler buna göre dizayn edilmiştir. Ancak başta finansal nedenler olmak üzere çeşitli nedenlerden süre uzamış ve 15 yılı bulmuştur. Dolayısıyla da pikte bin 450 kişiye ulaşabilmiştir. Ortalama olarak 15 yıl boyunca bin kişi istihdam edilmiştir denilebilir.
Ekonomiye katkılarını kesin rakamlarla ifade etmek mümkün değildir. Değerlendirilmelerin hangi yöntemle yapıldığına göre farklılıklar gösterir. Ancak kabaca bir değerlendirme yapılabilir. Sadece elektrik üretimi olarak faydası, bugünkü değerlerle, 350 milyon dolar dolarıdır. Bu değer katma değerler ile çok yüksek değerlere çıkartılabilir. Artvin açısından düşünecek olursak, istihdam konusundaki faydasını bir yana bırakarak, proje tamamlanıp işletmeye alınması sonrası iyi birçok değerlendirmeler sonunda önemli faydalar oluşturulabilir. İşletmesi Artvin’den yapılacağı için, az da olsa bir istihdam sağlayacak ancak hareketliliğin devam edecek olması daha önemlidir. Tesisin Artvin’den işletilmesinin yanında, DSİ 26. Bölge Müdürlüğü faaliyetlerine devam edecektir. Bunun yanında; su ürünleri üretilmesi ve değerlendirilmesi için, su sporları organizasyonları için ve diğer aktiviteler için teşkilatlar olacaktır. Ortalama 52 km boyunda ve 500 metrenin üzerindeki bir genişlikte bir göl teşkil edilmiş olacaktır. Bu da; su sporlarının gelişmesine, balık ve diğer göl ürünlerinin üretilmesine, baraj gölü çevresinde yerleşim yerleri ve dinlenme tesislerinin yapılmasına sebep olacak ve dolayısıyla turizme önemli katkılarda bulunabilir.

Baraj inşaatımızda kapağın patlayacağı ve Artvin’i su basacağı gibi bir durum hiçbir zaman söz konusu olmamıştır. Konu maalesef çok abartılmıştı

Bir dönem Deriner Barajı ile ilgili Derivasyon Tüneli’nde kapak sorunu olmuştu. Bu da ilimizde önemli sayılabilecek dedikoduların çıkmasına vesile olmuştu. Kapakta gerçekte ne olmuştu? Ne tür önlemler aldınız?

Derivasyon tünelinin kapatılmasını tekniğine girmeden şöyle anlatabiliriz. Barajın yapılabilmesi için Çoruh nehri derivasyon tüneli vasıtasıyla 2001 yılında yatağından çıkarılmıştır. Baraj gövdesi bitirildikten sonra bu tünelin, tıkaç betonu ile tıkanması gerekmekteydi. Tıkaç betonunu yapılabilmesi için, tünelin kuruya alınması gerekmektedir. Bunun içinde tünelin girişine geçici görevi olan çelik kapaklar konarak, tünelin kapatılması gerekmektedir. Derivasyon tüneli kati projeye göre 3 yıl süresince çalıştıktan sonra kapatılacağı düşünülmüş ve tünel beton kaplamaları da buna göre dizayn edilmiştir. Ancak gerek santral binası ile baraj gövdesinin yapım yöntemi değişikliği neticesinde, gerekse çeşitli nedenlerle gecikmelerin olması neticesinde derivasyon tüneli 10 yıldan daha uzun sürede hizmet vermiştir. Bunun sonucu tünel betnarme kaplaması ve hatta ana kayada aşırı aşınmalar olmuştur. Dolayısıyla tıkaç betonunun dökümünün yapılabilmesi için geçici olarak konan çelik kapakların altından, tahmin edilen su kaçağının çok üzerinde bir su kaçağı oluşmuştur. Çelik kapaklar yan yuvalar tarafından tutulduğundan alttaki boşluğun beklenenden fazla olması kapağın kopması açısından bir tehlike oluşturmamıştır. Yani kapağın patlayacağı ve Artvin’i su basacağı gibi bir durum söz konusu olmamıştır. Ancak içerisinde tıkaç betonu dökülecek derivasyon tünelinin içinden beklenenin çok üzerinde su akması neticesinde, tıkaç betonun tamamlanması işi oldukça zorlaşmıştır. O süreçte Adana’daki bir barajda kapak, yuvasını kopararak bir felakete neden olması, herkeste bir şüphe yaratmıştır. Şu anda tıkaç betonu başarılı bir şekilde tamamlanmıştır.

Varyant yol servis yolu olarak planlanmıştı. Daha sonra kalıcı yol yapıldı

Deriner Barajı yapılırken sürekli olarak yollar gündemde yer aldı. Yapılan yeni yolların kalitesiz olduğu ifade edildi. ERG’nin kendi inisiyatifinde yolları daha yukarıdan yaptığı, eski yola oturttuğu iddia edildi. Gerçekte ne oldu?

Varyant yolu olarak Sözleşmede konu edilen yol, barajın yapım sürecinde kullanılacak olan bir servis yolu olarak projelendirilmiştir. Master planda baraj inşaatı başlamadan önce baraj inşaatı içinden geçen, Artvin-Erzurum, Kars, Ardahan yolunun yukarı kotlara alınması planlanmıştır. Ancak karayollarının bu relokasyon yollarının yapımında gecikmesi, baraj ihalesini de geciktirmiştir. Baraj inşaatının biran önce başlayabilmesi için, baraj inşaatı sahasındaki bu yolun geçici olarak bir servis yolu vasıtasıyla şantiye sahası dışına alınması planlanmıştır. Sözleşme ekindeki bu servis yolu, DSİ tarafından Karayollarına iletilerek görüş alınmıştır. Karayolları inşaat sürecinin uzun olacağı gerekçesiyle, güzergah ve eğimleri uygun bulmuş, ancak kurp yarıçaplarında bazı iyileştirmelerin yapılması sonunda uygulanabileceğini belirtmiştir. Bu öneriler doğrultusunda tatbikat projeleri hazırlanmış ve onaylanmıştır. Çoruh vadisinde yamaçlar, alt kotlarda daha dik, ancak yukarı kotlarda daha yatıktır. Yatık yamaçlarda yol teşkil etmek daha az kazıyla yapılabilmekte ve maliyeti düşürmektedir. Aşağı kotlardan geçirmek; ya çok yüksek hacimdeki bir kazı yapmak ile mümkündür, veya birçok tünel ve sanat yapıları yapmak ile mümkündür, bu da yüksek maliyet demektir. Yol bitirilip trafiğe açıldıktan sonra, Karayolları ve DSİ isteği üzerine bir miktar daha iyileştirme yaptırtılarak Devlet yolu olarak kullanılmıştır.

Deriner Barajı yaklaşık 2 milyar dolara mal oldu

Baraj yapıldı yapılmasına ancak baraja muhalif olan kesimler barajın gerçekte maliyetinin belirtilen miktarların çok ama çok üzerinde olduğunu iddia edenler oldu. Barajın maliyet ve kar dengelerine bir mühendis gözüyle baktığınız zaman ülkemiz bu barajı yaparak ne tür ekonomik katkılar sağlamıştır.
Deriner Barajı inşaatı firmanız ERG İnşaat’a ne tür katkılar sağladı. Bu baraj inşaatı sayesinde Dünya’da çeşitli ülkelerden teklif alıyor musunuz?

Barajlar pahalı yapılardır. Belirtilen miktarlar nedir? Bunun çok üzerinde olduğu iddiasının miktarı nedir? Çeşitli söylentiler olabilir. Daha öncede belirttiğim gibi barajın işletmeye alınmasından sonra daha sıhhatli değerlendirmeler yapmak mümkün. Daha önce kaba bir hesapla 2 milyar dolara mal olabileceğini belirtmiştim. Bu tutarı daha yüksek veya düşük hesaplamak mümkün. Mesela, ödenecek kredi faizleri eklenerek tutar yükseltilebilir. Bunun yanında, barajdan dolayı birçok yeni yollar yapılmış ve Artvin’e ulaşımı daha yüksek standartta sağlamıştır. Maliyeti Deriner barajı maliyetine ilave edilmiştir. Halbuki, Baraj yapılmasaydı da eski yolların yenilenmesi gerekiyordu. Dolayısıyla yolun maliyeti düşülerek projenin değeri daha düşük olarak hesaplanabilir.
Diğer taraftan, harcanan 2 milyon dolar ile bu baraj yapılmasaydı da bu para bankaya yatırılsaydı ve faiziyle enerji ithal edilseydi daha karlı olunabilir miydi? Hayır olamazdı. Bu gün itibarıyla, ödenecek faiz yüzde 7 olarak değerlendirilir ise yıllık faiz 140 milyon dolar olacaktır. Halbuki yıllık üretilecek enerji olan 2 milyar 300 milyon kWh elektik enerjisi 15 centten değerlendirilecek olursa sadece elektrik üretimi getirisi 345 milyon dolar olur ve her yıl 200 milyon dolar artı bir getirisi olacaktır. Gerçi, bu yıllarda dünyada faizler düşüktür. LIBOR’un değeri yüzde 2’nin altındadır. Hazinemiz LIBOR +%1.5 ile borçlanabildiği düşünülür ise getiri daha da artacaktır. Ancak ileride faizler yükselebilir ve bu artı değer bir miktar azalabilirde. Her halükarda günden güne artan enerji maliyeti neticesinde bu projenin getirisi ülke ekonomisine önemli katkılarda bulunacaktır. En pahalı enerjinin olmayan enerjinin olduğu unutulmamalıdır. Kaldı ki, bu projenin tek getirisi enerji üretimi değildir.

Baraj inşaatı hem Ülkemiz, hem de Firmamız açısından önemli bir referans olmuştur

Deriner Barajı ülkemize büyük itibar kazandıran proje. Ancak yeterince tanıtım yapıldığına inanmıyorum.

Deriner Barajı ve HES inşaatı projesi firmamız ERG İnşaat ve Ticaret A.Ş. için çok önemlidir. Projenin çok teknik ve çok büyük bir iş olması dolayısıyla; Firmanın organizasyonu, bilhassa teknik kadrosu çok gelişmiştir, tesislerini ve ekipmanlarını çok önemli ölçüde çeşitlendirmiş, geliştirmiş ve artırmıştır. Böyle bir projenin bir Türk firması tarafından başarılı bir şekilde inşa etmesi ve bitirmesi, hem Ülkemiz, hem de Firmamız açısından önemli bir referans olmuştur.
Deriner Barajı ilgili şahıslar kurumlar ve kuruluşlarca yakından takip edilmiştir. Birçok haber kanalları bu projeyi kendi ülkelerine ve dünyaya tanıtmak için programlar yapmışlardır. Birçok yerli ve yabancı üniversiteler araştırmalar yapmış ve yayınlar hazırlamışlardır. Bu proje için mühendislik harikası diyebilmişlerdir.

Kendimiz tanıtım için bir çaba sarf etmememize rağmen, projemiz yabancı ülkelerce tanınıp bilinmektedir. Dünyadaki ekonomik kriz ve çevremizdeki siyasi krizlere rağmen, birçok proje için davet almış durumdayız

Artvin’den asla kopmayacağım

Biraz da Mahmut Görücü’yü konuşalım. Mahmut Görücü’nün bundan sonraki hedefleri nelerdir? Yeni projelerde yer almayı düşünüyor musunuz?

Bir yıl daha bu proje ilgilenmem gerekiyor. Sonrası, 43 yıllık mühendislik hizmeti vermiş ve 65 yağımı doldurmuş olacağım ve malulen emekli statüsünde olacağım. Emekliliğin ne olduğunu düşünmedim. Ancak yaşıma göre veya enerjime göre bir iş ile iştigal edebileceğimi düşünüyorum. Buda şantiyelerde görev almak değil de, Ankara’daki merkez teşkilatımıza katkıda bulunmaktır diye düşünüyorum. Artvin’den de kopamayacağımı düşünüyorum.

Enerji üretiminde yerel kaynakların kullanılmasına öncelik verilmesi devlet politikasıdır. Bence doğru yaklaşımdır.

Bir mühendis olarak Çoruh Nehri üzerinde bu denli baraj kurulmasını doğru buluyor musunuz?

Çoruh havzasında 50 yıldan beri çalışmalar sürdürülmektedir. Çeşitli alternatifler değerlendirilmiştir. Neticesinde bir master plan hazırlanmıştır. Bence uygulanabilir güzel bir çalışma olmuştur.
Bu kadar çok baraj yapılması bir tercih konusudur. Türkiye enerji ithal eden bir ülkedir. Bu ithalatın parasal değeri cari açığımızın tamamına yakındır. Yani enerji konusu ülkemizin en önemli konularındandır. Dolayısıyla, enerji üretiminde yerel kaynakların kullanılmasına öncelik verilmesi devlet politikasıdır. Bence doğru yaklaşımdır. Enerji üretiminde yerel kaynaklarımızın başında akarsularımız gelmektedir. Diğer yerel enerji kaynaklarımızın da kullanılması için yoğun çalışmalar yapılmaktadır. Bu çalışmaları yapan kuruluşların ve bağımsız kişi ve kurumların çalışmaları neticesinde değişik yapılabilirlik ve karlılık hesaplar yapılmaktadır. Hazırlanan raporlara göre öncelik sıraları değişebilmektedir.
Fosil yakıtların yaratığı kirlilik dikkate alındığında, yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanılması dünyaca teşvik edilmektedir. Dolayısıyla, hidroelekrik elektrik santrallerinden üretilen enerji daha pahalı olsa bile tercih edilmektedir. Kaldı ki, ülkemizde akarsularımızdan elde edilen elektrik enerjisi, diğer kaynaklara göre daha ucuzdur. Daha önce belirttiğim gibi, değişik hesaplamalar neticesinde değişik neticeler bulunabilir. Hidroelektrik santrallerin ilk yatırım bedeli yüksektir ama işletme masrafı yok gibidir. Ben de akarsularımızın kullanılmasını önemsiyorum.
Akarsular üzerine yapılan barajlar, suların kirlenmesine sebep olmaktadır. Ancak unutulmamalıdır ki, alternatifleri dünyanın kirlenmesi bakımından çok daha tehlikelidir.

HES’ler konusunda sıkı denetim yapılmalıdır

Ülkemiz bugüne kadar dereler ve nehirler üzerinden bu denli fazla elektrik üretmeyi düşünmemişti. Şimdi dere tipi HES Projeleri de gündemde. Son dönemlerde artış olmasının sebepleri nelerdir?

Enerji kullanımı ülkenin; kalkınmışlığına, gelişmişliğine, sanayisine ve daha birçok faktörlere bağlıdır. Ülkemizde baraj inşaatlarına 1950’li yıllarda başlamış ve hızlanarak devam etmiştir. O yıllarda nüfusumuz bu günkünün üçte biri civarındaydı, sanayimiz çok geriydi, kalkınmışlığımız oldukça gerilerdeydi, alışkanlıklarımız daha ilkel kaynaklarımızı zorlamaktaydı. Yine o dönemlerde tarımsal kalkınma öncelikliydi. Dolayısıyla yapılan barajlar genellikle sulama amaçlıydı. Daha sonraları elektrik kullanımı; sanayiye yönelmemiz, tarım sektöründe bile elektrik enerjisinin kullanılmasının hızlanması, günlük yaşamımızda elektrik kullanımının yüksek bir ivmeyle artması neticesinde çok önemli hale gelmiştir. Bunun büyük bir kısmının ithal edilir duruma gelmesi, yerli kaynaklarımızı olabildiğince kullanmamızı zaruri hale getirmiştir.
Büyük barajların yapılması pahalı iştir. Dolayısıyla büyük ölçüde Devlet üstlenmiştir. Özel sektör ise yatırım bedeli düşük olan hidroelektrik santralleri tercih etmektedir. Zaten yapılabilecek büyük barajlarda çok azalmıştır. Elektrik enerjisi üretiminin artırılası için dereler üzerinde küçük HES’ler yapımı önem kazanmıştır. Gelişmiş batı ülkelerinde bu tür çalışmalar yaygın olarak yapılmıştır. Hatta boşta akan su bulunamaz hale gelmiştir. Ancak bu işlerin sıkı proje çalışmaları ve denetim altında yapılmalıdır. Türkiye’de bu konuda eksikliklerin olduğu gözlenmektedir.

Enerji üretebilmek için farklı kaynaklarda mevcuttur

Ülkemiz enerji üretebilmek için daha farklı hangi kaynakları kullanabilir?

Ülkemizde yerel enerji kaynakları sınırlıdır. Akarsularımız, güneş, rüzgar, jeotermal gibi yenilenebilir enerji kaynakları tercih edilmelidir. Fosil yakıt olarak en önemli kaynağımız kömür rezervlerimizdir. Bunun yanında petrol ve doğal gaz rezervlerimiz de bulunmaktadır. Rezerv araştırmaları pahalı işlerdir. Ama bu masrafları yapmak zorunda olduğumuzu düşünmekteyim.

Dereler üzerindeki HES’ler ise ekosistemi bozmayacak ve suyu kirletmeyecek şekilde yapılmalıdır.

Bir dere üzerinde bu denli fazla HES yapılmasını nasıl değerlendiriyorsunuz? HES Projelerine oldukça fazla muhalefet yapılıyor. Bir mühendis olarak sizin düşünceleriniz nelerdir?

Dereler üzerinde küçük hidroelektrik santrallerin kurulması çok hassas bir konudur. Gerek proje aşamasında, gerek inşaatı sürecinde, gerekse işletme sürecinde çok dikkatli olunmalı ve sıkı bir kontrol sistemi altında yürütülmelidir. Projelendirilirken çevredeki ekosistemin bozulmayacağı şekilde, dereye devamlı ve yeterli suyun bırakılmasına dikkat edilmelidir. Mesela, can suyu olarak nitelendirilen suyun miktarı yeterli olmalıdır. Buda % 10 yerine %50 oranında dere suyunun yatakta tutulmasıyla mümkün olabilir. İnşaat sürecinde, ağaçların kesilmesi minimize edilebilir, kazı miktarını minimize ederek sanat yapılarına önem verilebilir. İşletme sürecinde, derenin yatağına mutlaka yeterli su bırakılmalı ve ulaşım için kazı yoğunluklu yol yapımından uzak durulabilir, tünellerle veya diğer sanat yapılarıyla ulaşım sağlanabilir.
Kendi görüşüme göre; nehirlerde orta ve büyük barajlar ülke ekonomisi yönünden gereklidir, dereler üzerindeki HES’ler ise ekosistemi bozmayacak ve suyu kirletmeyecek şekilde yapılmalıdır. Ancak, milli parklardaki derelere ve kültür mirası bölgelerde HES’ler yapılmamalıdır.

Artvin’in doğası ve insanları mükemmel

Yıllardır Artvin’desiniz. Artvin’in sorunlarına da vakıf oldunuz? Artvin’in büyüyebilmesi ve gelişmesi için sizin önerileriniz mutlaka vardır. Neler yapılabilir? Artvin’de neleri eksik gördünüz?
İlk iki yılı ziyaretler ve son on beş yılı yerleşik olmak üzere on yedi yıldır Artvin ve Artvinliler ile temas halindeyim. Artvin’in doğası ve insanları mükemmel. Artvin’in büyümesi yani bir milyonluk bir şehir olması mümkünde değil gereklide değil. Büyümesi yüz bin kişilik bir nüfus ile sınırlı görülmektedir. Çünkü, bir sanayi şehri şeklinde geliştirmek zor görünüyor. Tarım kenti olarak sınırlı bir ölçüde gelişebilir, ancak teşvik sistemleri bunu bile engellemektedir. Dolayısıyla, Artvin’i turizm kenti ve kültür kenti şeklinde gelişmesi için gayret gösterilmelidir. Turizm potansiyeli yüksektir. Bunu geliştirmek için tesisler gerekmektedir. Tesislerin yapımı için ciddi yatırımlar yapılmalıdır. Tesislerin işletmeye açılmasından sonra, kısa ve hatta orta vadede doluluğu sağlayamayabilir ve tesisler zarar edebilir. Bu göze alınmalıdır. Zarar ediyor diye işletmedeki kaliteden ödün verilmemelidir. Bunun için özel sektörden ziyade Devlet desteği gereklidir.
Kültür şehri olarak gelişmesi daha da zor görülmektedir. Bu konuda en önemli faktör üniversitenin gelişmesidir. Üniversitenin gelişmesi için; öncelikle tesislerin gelişmesi, sonra öğretim görevlileri için kazanç ve sosyal yaşam yönünden cazip hale getirilmesi, öğrenciler tarafından tercih edilir duruma getirilmesi yapılacak ilk işlerdir.
Artvin’in gelişmesi için gerekli kaynak, Artvin’deki gönüllü hizmet örgütleri, sivil toplum kuruluşları ve siyasi yapı işbirliği ile ve çok canı gönülden ve aşırı gayretlerle çalışılması ile elde edilebilir. Bu organizasyonlar vasıtasıyla Artvin dışındaki hemşehrilerin bu konuda aktif hale getirilmesi çok önemlidir.

Bu yoğun günlerde bizlere zaman ayırdınız. Teşekkür ediyorum. Başarılarınızın devamını diliyorum.
Ben teşekkür ediyorum..”

Facebook'ta Paylaş

7 Yorum bulunuyor...

  1. mustafa Says:

    Selam Yusufeli ne zaman baraj olacak ne zaman boşaltılacak !

  2. Halis AKDENİZ Says:

    Açıklamalarınız için teşekkür eder ellerinize yüreğinize sağlık dileğiyle bu üstün başarılarınızın devamını arz ederim.Yusufeli barajı inşaatı anladığıma göre yakın bir surede başlayacak. ilçenin yerleşim projeleri tamam güzel bir ilçe oluşturulacağından eminim ancak yerleşim yeri konusunda bilgi verilirse memnun kalırım .saygılarımla H.AKDENİZ

  3. admin Says:

    İstediğiniz bilgiyi henüz veremiyoruz çünkü Yusufeli’nin kaderiyle oynanıyor. Baraj ihalesi yapıldı başlamak üzere ama yeni yerleşim yeri henüz ortada yok bizi düşündürende bu zaten..

  4. Ali Yıldırım Says:

    Yusufeli barajının bir an evvel başlaması ve boşaltılması konusunda çok fazla istekli olan kişiler niyetlerini mesajla aktarmışlar.
    Sayın admin ise “istenieln bilgiyi henüz veremiyoruz,Yusufeli’nin kaderiyle oynanıyor”demiş.
    Niyetler bir tarafa da Yusufeli’nin kaderiyle kim oynuyor,nasıl oynuyor o konu burada biraz muğlak kalmış.
    Beyler Yusufeli barajı 1990 yılı sonu itibarıyle kesinleşen projesinde sadece 74 metre idi,1997 yılında 270 metreye çıkarıldı.Bunun sebebini açıklama şansınız varmıdır acaba…?
    Yusufeli’nin kaderiyle oynayanlar ortadadır,Çoruh vadisi insansızlaştırılarak küresel maden firmalarının emrine sunulmak gayesiyle barajın kodu yükseltilmiştir.Sizler hala baraj enerji üretecek ülke kalkınacak falan sanıyorsunuz.Ben vatanımı kaybedeceğim sizler sefa süreceksiniz!yok öyle yağma…
    Yusufeli insanını burada tutmaya vesile olan sulu tarım topraklarının tamamını yok edeceksin,kayanın başında güya yerleşim yeri yaparak burada yaşayın diyeceksiniz.Yok öyle yağma beyler…

  5. fehmi bozkurt Says:

    yusufeli barajı ne zaman başlayacak neden bır belırszlık devam edıyor bu halk bunu hak etıyını san etmıyorum yusufelı halkına tabırı cayısse çın işgencesı çektırıyor devlet ınsan ların bır avuç toprağı var onuda yıllardır baraj gelecek altına kalacak tehdıdıyle yılardır endışelı yaşam devam edıyor gelecekse gelsın gelmıyorsa gelmesın hama bır kesınlık kazansın yetkılılerde bırdık duruş sergılesın devlet devlet gıbı ınsanları mağdur etmeyıp dık duruş sergılesın sıyası oyun oynanmasın bır avuç toprak için en kısa zamanda çozum 30 yıldır yettıbe nedır bu rezalet gelıyor geldı yapılıyor yapıldı su doldu boşaldı baraj çoktu ne bu yılan hıkayesı bır ilçeye yer tespıtı yapılamıyor kımıları rant peşinde kımılerı can derdınde

  6. Temel KAŞIKCI Says:

    ya kıymetli hemşehrilerim, Allah aşkına bilende konuşuyur bilmeyende konuşuyor,Baraja neden karşı çıkılıyor anlamıyorum,Baraj demek yatırım demek bereket demek iş aş demek, nekadar iş kolları oluşacak biliyormusunuz, iklim bile değişecek, bir avuç toprakla dedelerimiz babalarımız senelerdir canları çıktı çalışmaktan ne kazandılar boğaz tokluğuna yaşadılar,madem memnundunuz siz neden terk ettiniz yusufelini, kalsaydınıza boş konuşmayı bırakalım da, istimlak bedellerinin yüksek tutulması için bir çaba gösterebiliyormusunuz bunun için uğraşalım.Bakın bende sizin gibi 35 sene önce terketmek zorunda kaldım yusufelini, neden çünkü bende bir gelecek görmeyenlerdendim. selsmlsr.

  7. Halis AKDENİZ Says:

    Verdiğiniz bilgi için teşekkür eder.Vatanıma milletime hayırlı olması vesilesiyle bir an önce bitirilerek vatandaşlarımızda mağdur edilmiyerek hak sahıplerinin haklarının en üst seviyeden ödenmesi dileğiyle saygılar sunarım.

Sizde yorum yapın...

Sitemize yapılan yorumlardan kişiler sorumludur.



Resim Galerisi

229498_10150204394668728_3855665_n Şampiyon Boğalar 2012 İbrahim Türk 2012 Ümit Özgüler Nihah'2012 6 p_0024 Şampiyon Boğalar 2012 75135_460041698727_1099997_n Şampiyon Boğalar 2012 p_0010 Ümit Özgüler Nihah'2012 Ahmet Semen 2012