Memleket Okumaları

20 Aralık 2012 - 565 kez okundu.


Geçmiş günleri önemsiyorum. Çünkü elimizden kayıp giden o günlerde yazıldı bizim türkümüz…”Anılar denizinden kıyılarımıza vuran ne varsa, benliğimizin vazgeçilmez parçalarıdır”.
Geçmiş günleri önemsiyorum. Çünkü elimizden kayıp giden o günlerde yazıldı bizim türkümüz...”Anılar denizinden kıyılarımıza vuran ne varsa, benliğimizin vazgeçilmez parçalarıdır”.İnsanoğlunun yaşı ilerledikçe doğduğu topraklara duyduğu hasretin kıvamı da koyulaşırmış.  En kesif özlemler, etrafında daima durur, sahibini hiç terk etmezmiş. Hele bir de çocukluk anıları akla düşünce bir başka olurmuş.Memleketimde; sahipsiz kalmış, viraneye dönmüş, bir yüze hasret düşmüş köylerin varlığı yüreğime bir mızrak gibi saplanır.Ahmet Kutsi Tecer’in “orda bir köy var uzakta” sözünü her duyuşumda içimde bir garip acı boy verir, bir deli rüzgar eser yüreğimde…
Bir zamanlar kapısında, bacasında ve sokağında çocuk cıvıltıları ile şenlenen o taş evler artık gidip de dönmeyenlere hüzünle bakan gözlere emanet…Sokaklarındaki yarım kalan oyunların akla düşmesinden midir, yoksa taştan yapılma evlerin; kanaatkar sahiplerindeki yürek yakan bakışlar mıdır, beni derin bir acıya boğan, bilemem…
Bugün kapısına kilit vurulan o evler; hani çocukken bize koskoca gelen, o koca evler nasılda kocayıp küçülmüşler.En sert rüzgarları karşılayan o duvarlar nasılda delme deşik bir halde güne “merhaba”, der…
“Uzun zaman paralamadım dizimi
Parçalamadım ayakkabımı,yırtmadım elbisemi
Duymadım annemin beni azarlayan sesini” 

Gün ağarınca anamızın elimize tutuşturduğu dürümü dahi bitirmeden kendimiz sokağa atardık. Bazen bir çeşme başında, bazen bir harmanda veya kuytu bir köşede tek başına dahi olsak en zevkli oyunları çıkarmasını bilirdik.Zihnimizde çocukça hayaller, yüreğimizde ise katıksız sevdanın izleri vardı daima. Bilirdik ki, bizim için her taş parçası, dahası; kuru bir dal bile, en lezzetinden oyun çıkarabileceğimiz has araçtır.

Gaz lambaları öylece mahzun kaldılar bir köşede.O lambalar ki; isini ve tozunu bir sileni bile olmadan öylece sessiz sessiz ağlar gibiler artık. Loş ışıklarından eser yok! ”Ceyran” gelmişti gelmesine ama vaat edilen huzurunda esamesi okunmuyordu.
Radyolar vardı, bataryalıydı. Evlerin en hususi köşesine itinayla yerleştirilirdi daima.Şöyle tavana yakın bir yer olmasına özellikle dikkat edilirdi.Öyle ya! maazallah her an çoluk çocuk takımının haylazlıklarına kurban gidebilirdi.

Gönül titreten türküleri dinlerken sevdamız düşerdi akla da, derin bir iç çekerdik.Belki bir kaçak tütün sarar veya bulursak şayet; Maltepe sigarasının dumanını tüttürürken, hayali ömre bedel anılarımız canlanırdı bir bir gözümüzde. ”Burası TRT Erzurum Radyosu, şimdi haberler!” anonsu duyulduğunda ise radyonun sesi bir-iki kerte artırılır, çocuklara ”çıt çıkmasın!” diye tembihler yapılırdı en keskininden.Radyo Tiyatrosu’nun ve Arkası Yarın’ların saatini özlemle çekerdik.

Dostlarımız vardı vazgeçemediğimiz…Derdimizi, hüznümüzü, özlemimizi, neşemizi velhasıla var olan her şeyimizi paylaşmasını bilirdik onlarla. Şimdilerde birçoklarının hayalini bile kuramayacağı kadar samimiydi ilişkilerimiz. Komşuluk hakkı çepeçevre kuşatırdı daima. Vefa denen o duygu, bizi zaten hiç terketmezdi…Bir ömür boyu; aynı gök kubbeye bakmasını, aynı kıbleye apaynı yoğunlukla durmasını bilmiştik.

“Onlardan ayrılış bana her an üzüntüdür.

Mademki böyle duygularım kaldı çok şükür.”

Deyip bağrımıza taş basmak mı kalıyor bize?

Biliyorum a dost! Çıkarsız sevdalar bizi terk edeli epey oldu.Etrafımızı hep başka insanlar, başka yüzler, bambaşka sevdaların insanları sardı..

Facebook'ta Paylaş

4 Yorum bulunuyor...

  1. Remziye yilmaz Says:

    Merhaba. Çocukluğumu hatırladım ve hüzünlendim. Oyunlarım ve güneş doğarken yeni bir günle birlikte bana anam ve babamı hatırlatan TRT Erzurum Radyosunun açılış sesi ne güzeldi.

  2. İdris Çınar Says:

    Ümit hocam, barajla ilgili çalışmalar ne alemde? Ses soluk kesildi. Ayrıca yusufelim.com da artık forum sayfalarıda yok olmuş. Hayrola!

  3. Taner Says:

    Hocam, harika bir yazıydı. Eline, yüreğine sağlık…

  4. mete teknik Says:

    ümit hoca yüreğine sağlık çok güzel özetledin yüreğimizdeki dile getiremediğimiz ince sızıyı ve esintiyi …sağol varol , berhudar ol…

Sizde yorum yapın...

Sitemize yapılan yorumlardan kişiler sorumludur.



Resim Galerisi

74191_460042903727_8064394_n Şampiyon Boğalar 2012 p_0017 75772_460042938727_371912_n Şampiyon Boğalar 2012 Ümit Özgüler Nihah'2012 İbrahim Türk 2012 Ümit Özgüler Nihah'2012 71570_460043008727_21886_n İbrahim Türk 2012 İbrahim Türk 2012 74460_460042073727_5321637_n