Tarihi Yerler

İşhan Manastırı (Kanlı Kilise)

İşhan Köyün içinde bulunan İşhan Manastırı, 9.yüzyılın ilk yarısında yapılmış ve kilise ile şapelden (küçük kilise) oluşmaktadır. Manastırı Bagratlı Gürcüler yaptırmıştır. Manastır piskoposluk makamı olarak da kullanılmış ve bu görevini 16.yüzyıla kadar (Osmanlıların Artvin ve çevresini ele geçirene kadar) devam ettirmiştir. Osmanlılar Artvin ve çevresini ele geçirdikten sonra manastırın batıya bakan tarafı camiye dönüştürülmüş ve bu sayede yapının harap olması da engellenmiştir. Cami olarak ibadete açık konumda olması ise 1983 yılına kadar devam etmiştir. Şu anda kilise bölümü de cami bölümü de kullanılmamaktadır.

Manastır her yıl çok sayıda yerli ve yabancı turisti kendisine çekmektedir.Turistler köyün ekonomisine katkıda bulunduğu gibi, aynı zamanda köyün ve yöremizin tanıtımı için de oldukça iyi bir fırsat sağlamış olmaktadırlar.

Ulaşım
Yusufeli ilçe merkezine 34 km uzaklıktadır. Olur-Oltu güzergahı üzerinde ilerlerken sol tarafta yoldan 10km kadar iç kısımdadır.

Neden İşhan Kilisesi’ne Kanlı Kilise deniyor?
İşhan Kilisesi,onarımını üstlenen güzel Elen uğruna (bölgedeki Selçuklu kale beylerinden birinin kızı) nice canlar verildiği için “Kanlı Kilise” olarak da anılıyor. İlk kan, Selçuklu döneminde kilisenin onarımı sırasında çıkan bir isyanda aktı. Ardından bey kızı “Elen” ile evlenmek isteyenler, 2km uzaklıktan oklarını kilisenin üzerinden aşırtamadıkları için öldürüldü. Bu olaylardan sonra “Kanlı Kilise” diye anılan İşhan Kilisesi tüm olumsuzluklara rağmen hala ayakta.

İşhan Kilisesi’nin yıllarca toprak altında bulunduğu ve Selçuklu döneminde bulunarak onarıldığı ilgili kaynaklarda yer alıyor. Köylüler ise kiliseyle ilgili birtakım enteresan hikayeler anlatıyor.En çok bilinen ve anlatılanlardan birisi ise şu: Selçuklu hükümdarı Alaattin Keykubat’ın elçisi Veliddin Ağa, bölgede bulunan Livana ve Tavusker kalelerinden vergi almak için gönderilir. Veliddin Ağa, İşhan Köyündeki tarihi kiliseyi görür ve buranın üniversiteye dönüştürüldüğünde halkın kendilerine bağlanacağını Keykubat’a önerir. Alaattin Keykubat,bir sonraki sene Keyrüsrev Ağa’nın başkanlığındaki bir grubu, kiliseyi onarması için İşhan’a gönderir. Kilisenin onarımı 8 yıl sürer. Bu sekiz yıl içerisinde büyük bir isyan çıkar ve Keyhüsrev Ağa görevden alınır. Kilisenin onarılması görevini bu kez bölgedeki kale beylerinden birinin kızı olan “Elen” üstlenir. Elen’in güzelliği dillere destandır.

Bir gün, kendisiyle evlenmek isteyenler arasından seçim yapmak için bir yarış düzenler. Elen,yarışmacıların kiliseden 2 km uzaklıkta bulunan mezarlıktan bir ok atacaklarını,kilisenin üstünden aşıran kişiyle evleneceğini, aşıramayanların ise okun düştüğü yerde öldürüp, oraya gömüleceğini söyler. Güzel Elen ile evlenme hayali, birçok delikanlıyı bu yarışa çeker. Ancak birçoğu oklarının düştüğü yerde öldürülür. Gençler arasından birinin attığı ok tam kilisenin üstüne düşer, o da kiliseye gömülür. Şu anda kilisenin önündeki ardıç ağacının, oku kilisenin üzerine düşen bu gencin gömüldüğü yerde biten ağaç olduğu da söylenir. Oku kilisenin üzerinden aşırmayı başarabilen tek kişi ise bir Türk genci olan Şerif Bey’dir.

Ancak o da, oku attıktan sonra heyecanla atını hızlı koşturup,bir ağaca çarpıp ölür. Şerif Bey’in gömüldüğü yere Ramazan ayının 27.gecesi ışık düştüğü söylentileri yayılır. Bu olaydan sonra Elen kilisenin onarımında görev yapan Yahudi bir ustaya âşık olur. Ancak Yahudi usta da, kilisenin onarımı sırasında üzerine düşen bir taşın altında kalarak can verir. İşte tüm bu olaylar,tarihi İşhan Kilisesi’nin “Kanlı Kilise” olarak anılmasına sebep olur.

 

Barhal (Altıparmak) Kilisesi

Barhal Kilisesi’ni tanımadan önce “Barhal” kelimesinin nereden geldiğini bilinmeli. M. Fahrettin KIRZIOĞLU “Kars Tarihi” adlı eserinde “barhal” kelimesinin nereden geldiğini şöyle açıklamıştır :

” …M.Ö. 149-127 yıllarında Artvin ve çevresi Arsaklı Devleti yönetimine geçmiştir. Eski Oğuzlar olarak bilinen bu devlet zamanında, Barhal Çayı vadisine Bulgar Türkleri yerleşmişlerdir. Kars havalisine gelip, buraları kendilerine yurt edinen Bulgar Türklerinin bir kısmı da Çoruh boyuna geçerek Yusufeli ilçesine bağlı bugünkü Sarıgöl hudutları kesimine yerleşmişler ve buradan geçen çaya da adlarını verirken, bu çayın ismine izafeten bu suyun kenarında kurulan bu köye de bu ad verilmiş, yani BARKAL (BALKAR / BULGAR) denmiştir. Artvin’in Yusufeli ilçesindeki çok balkanlık Barkal / Balkar Bölgesi ile soldan Çoruh’a karışan Barkal Deresinde M.Ö. 130 yıllarında Dağıstan’dan gelen yarısı Kars’ta yarısı Çoruh solunda yerleşen Bulgar Türklerinin 2100 yıllık milli adlarının hatırasıdır…

” Barhal Manastırı,Yusufeli ilçesinin 12 km kuzeybatısında, yukarıda bahsedilen Barhal (Altıparmak) Köyü’nde bulunmaktadır. Aslında bir manastırdır; fakat geçen yılların ardından günümüze ancak kilise bölümü ulaşabilmiştir. El yazması bir kitapta,manastırın 10.yüzyılda 2.Bağrat döneminde, Vaftizci Yahya adına yaptırıldığı yazmaktadır. Bina oldukça sağlamdır ve anıtsallığı ile dikkat çekmektedir. Şu anda ise cami olarak kullanılmaktadır. 1770 yılında (Hicri 1184), 3.Mustafa tarafından verilen berata göre, İmam Süleyman’ın ölümünden sonra Ahmet’in yarım akçe karşılığında imam hatipliğine getirilişini doğrulayan belge caminin önemini ortaya koymaktadır. Kilisenin planı üç nefli bazilikaldır ve duvarlarla birlikte ölçüldüğünde 28,55×18,65 m en-boy uzunluğuna sahiptir.

Manastıra Ulaşım
Kiliseye, Yusufeli ilçe merkezinden,Artvin il merkezinden kiralanacak araçlarla veya köylere kalkan köy servisleriyle ulaşabilirsiniz. (Köy servisleriyle giderseniz,köyden sonra yürümeniz gereken yaklaşık 2km bir yol vardır.) Manastır Altıparmak Köyü merkezinden sol tarafa ayrılan yolun yaklaşık 2 km ilerisindedir.

 

 

 

 

 

Tekkale Kilisesi (Dört Kilise )

Köyün mezrasında, meskün mahalden uzak, vadinin içinde bulunan manastır, kompleks bir yapı olup, kilise, trapeza ve seminer odası ile bu yapı topluluğunun güneydoğusunda ayrı olarak inşa edilen şapelden oluşmaktadır.Yapı, Bağratlı krallığınca IX.Yüzyıl sonunda kurulmuştur.XVI.Yüzyıldan sonra işlevini yitirerek terkedilmiş olmasına rağmen günümüze ulaşmayı başarmıştır.Yörenin en büyük eğitim amaçlı kurumlarından biridir. Tekkale Köyünün 7 km kuzeyinde olup ilçe merkezine uzaklığı yaklaşık 14 km’dir.

Ersis Kalesi

Yapım tarihi belirlenememiş ve Yusufeli´nin 8km güneyinde Kılıçkaya (Ersis) Köyü´nde bulunmaktadır.

 

Esendal Camii

Esendal Camisi, Artvin’in Yusufeli ilçesinin Esendal Köyünde bulunmaktadır. 1818 yılında (Hicri 1234) Yusufeli (Kiskin) beylerinden biri olan Muhammed Bey tarafından Muhammed Usta’ya yaptırılmıştır. Ahşap süslemeleri, mihrabı ve taş işçiliği ilgi çekicidir.

 

Erkinis Kalesi

Yapım tarihi belirlenememiş ve Yusufeli´nin 10km kuzey doğusunda Demirkent (Erkinis) Köyü´nde bulunmaktadır. Harap bir durumdadır.

 

Nihah (Yokuşlu) Kalesi

Yapım tarihi bilinmeyen Nihah Kalesi, Yusufeli´nin 15 km güneybatısında bulunan Yokuşlu (Nihah) Köyü´nde bulunmaktadır.Şu anda harap durumdadır.

 

Oşnak Kalesi

Yapım tarihi bilinmeyen Oşnak Kalesi, Yusufeli´nin 12 km güneybatısında Oşnak (Köprügören) Köyü´ndedir. Harap bir durumdadır.

 

İşhan Kalesi

Kale Yusufeli´nin 11 km doğusunda bulunmaktadır. Dağ Yolu (İşhan) Köyü´nün arkasında bulunan kayalık arazi üzerine yapılmıştır.Şu anda harap durumdadır.

 

Öğdem Kalesi

Yapım tarihi kesinlik kazanamayan Öğdem Kalesi, Yusufeli´nin 10km kuzeyinde Öğdem Köyü´nde bulunmaktadır. Şu anda harap bir durumdadır.

 

Aşbişen Kalesi

Yapım tarihi belirlenemeyen ve şu anda Artvin´de bulunan birçok kale gibi harap bir vaziyette bulunan bu kale, Yusufeli´nin 7 km doğusundaki Kınalıçam Köyü´ndedir.